BEYAZ KAWASAKİLİ SİYAH KASKLI PRENSİME…

Dünyanın hangi köşesinde, hangi ülkesindesin bilmiyorum. hangi enleminde hangi boylamındasın bilmiyorum. hayatımın yaklaşık son 5 senesini seni beklemekle geçirdim.. ilk 5 sene yürümeye çalışmakla, konuşmayı öğrenmekle, her işi kendim yapacam diye yeri göğü inleterek anneme eziyet etmekle, sonraki 5 sene oyuncak arabaları çarpıştırarak kaza süsü vermekle, masa altında ayşe teyzemin oğlunu cimciklemekle, koltuk tepelerinde sailor moonculuk oynayarak annemden terlik yemekle sonraki 5 senemi ise “ergenim üzerime gelmeyin” semptomları yaşamak ve bu süreçte kendini bi b** zannetmekle geçirdiğim için sana son 5 senem kaldı kusura bakma…bu 5 seneninde ilk 3 senesinde senin elini,yüzünü, kaşını, gözünü, boyunu, posunu ve kas yapını hayal ederken sonraki 2 senede sadece sağlıklı bir adam olman için dua ettim. benim gibi bir sıyrık ile baş edebilecek gücü Allah sana verdi mi bilmiyorum ama bana seni beklemem için verdiği sabrın son kullanma tarihi dolmak üzere haberin olsun…yakında beni Esra Erol’da bu fasulye 7,5 lira şarkısına göbek atarak eşlik ederken görürsen hiç şaşırma.

kimsin, hangi işle iştigalsin bilmiyorum ama bu gecikmene bakarsak baya yoğun birisin sanırım. ya da fazla aklı başında bir erkek olarak akıllanmamı mı bekliyorsun? O zaman bu baya bir sürer ve biz seninle ancak mahşerde görüşürüz. Armutta değilim ki zamanla olgunlaşayım^^ hayır sen karşıma çıkacaksın diye bu güne kadar pek çok arkadaşımın beni görücü usulü birilerine yamamaya çalışmasına ses çıkarmadım. ama biyolojik saatim ilerledikçe artık denize düşen yılana sarılır misali sen olmayan birine tamam diyecem bundan korkuyorum..

“belkide günün birinde karşılaşmışızdır ama birbirimizi tanımamışızdır” diye aklından geçiyor değil mi? yanılıyorsun..

kulağında koskoca bass kulaklıkları olan, çevresinden bi haber, kendini belkide hareketli müziğin ritmine kaptırmış, aklından geçenleri yüzüne yansıtmış ve bu yüzden de kocaman gülümseyen bu adamı nasıl olur da tanımam!!

Rahatlığı kıyafetlerine yansımış, rahat ama şık,kendi tarzını oluşturmuş, modayı takip eden “moda yakışanı giymektir” deyipte beni sinir etmeyen ve  buram buram moda kokan bu adamı nasıl olurda tanımam!!

vurdumduymaz tavırlarına ve kimseyi takmaz görüntüsüne tezat olacak şekilde içten ve samimi konuşan, kibarlığı abartmayan ama asla yontulmamış bir odun da olmayan bu adamı nasıl tanımam!!

beraber katıldığımız resmi toplanılarda, yemeklerde ve davetlerde “hadi kaçalım mı buradan?” deyip tutup kolumdan beni o sıkıcı, boğucu ortamdan çekip alan, “bugün seni bir yere götürecem” diye bir trene ya da otobüse binip bilmediğimiz bir yerde inerek “işte geldik, bende bilmiyyorum buranın neresi olduğunu ama öğreniriz” diye delilik sınırlarını zorlamasına rağmen sonuna kadar güvendiğim ve “nereye gidiyoruz” diye sormadan peşinden gittiğim, saçlarını kesmeme izin verecek ve b** gibi bir hale soktuğum o saçlarla 3 gün gezebilecek olan  bu deliyi nasıl olurda tanımam!!!

beraber oturup City Hunter’ı izlerken Lee Min Ho’yu gördüğümde “aman bu çekiğinde nesini beğeniyonuz, kıza benziyo, yok şöyle yok böyle,sen izleme” diyerek gözlerimi kapatıp beni sevaptan mahrum bırakmak yerine açık kalan ağzımı  kapatarak “Arya’cım dibin düştü canım,dikkat takılıp düşeceksin, ağzının suyu her tarafı batırdı” diye benimle dalga geçebilecek kadar beni iyi tanıyan bu adamı nasıl olurda tanımam!!

beraber basket oynadığımızda faul yapıp yere serebilecek kadar beni incitmekten korkmayan ama deli gibi çektiğim karın sancılarımda da rahatlatmak için belimi sıvazlayacak kadar ince düşünen, hasta olduğum zamanlarda bana çorba içirmesini bekleyeceğim bir adam yerine “Arya canım çok pis mangal çekti haa” deyip beni iyileştirecek kelimeleri söyleyen ve soğuk havaya rağmen dışarıya çıkıp bana mangal yapmaktan çekinmeyen bu manyak herifi nasıl olurda tanımam!!

“seni seviyorum” lafını bol keseden söyleyerek anlam ve önemini gevşetmek yerine bunu gerçekten sadece hissettiği zamanlarda söyleyen, ben “seni seviyorum” dediğim de dahi kendisini “bende seni” deme zorunluluğunda hissetmeyen ama ben perde asmak için spidermancilik oynuyorken diğer odadan “seni seviyorum” diye durduk yere çığırabilecek kadar da içten olan, gerçekten seven ve bunu cümleler yerine akıllıca hareketlerinde hissettirebilen bu adamı nasıl olur da tanımam!

her dakikasını beni düşünerek geçirmeyecek kadar mantıklı davranan,  “sen” delisi olmayan, aşkım,balım,pötürcüğüm, anlamsız hayatımın tek anlamlı gerçeği gibi doğa üstü laflar yerine sadece “Arya” demeyi tercih eden, doğum günümde “iyi ki varsın, sen hayatımın anlamısın, seninle anlam buldum, seni anan benim için doğurmuş, hamurunu benim için yoğrumuş….” gibi aşık edebiyatını paramparça etmek yerine beraber günün bulaşık dağına tırmanırken “doğum günün kutlu olsun canım” diye yanağımdan öpecek kadar içten olan bu adamı nasıl olurda tanımam!!

Her Allahın gecesi “bulutlara yükledim özlemimi, rüzgarlala yolladım sevgimi, yağmurlar yağdırdım gözyaşlarımla, küçük periler gönderdim seni öpmeye geldiler mi?” gibi saçma sapan mesajlarla gece gece bana peri gönderip sinir krizlerine sokmak  yerine “sevildiğini bil yeter” yazan bir mesajı sadece bunu duymaya çok ihtiyacımın olduğunu hissettiği bir zamanda göndermesini bilecek kadar aklı başında olan bir adamı nasıl tanımam!!

ve tabiki muhteşem beyaz kawasaki….onun yanımdan “vınnnnnnnnnn” diye geçerken tozu dumana katmasını, motorunun “gurnnn” diye adam öldürür gibi çıkardığı o sesi… beyaz bir safkan ingiliz atı gibi  nadir ve ender olan bu güzelim kawasakiyi ve tabi üzerindekiahh ahh siyah kaskına rağmen havalı havalı bana gelen bu adamı nasıl olurda tanımam!! ya da nasıl olurda görmemezlikten gelirirm!!!

sevgili beyaz kawasakili siyah kasklı prensim,

ben Esra Erol’a çıkıp o paravanın arkasına oturmadan, Müge Anlı’nın programına katılıp salya sümük ağlayarak kayıp aranıyor ilanı vermeden, annem “bu kız evde kaldı yeminlen kara büyü var bunun üzerinde” diye büyü bozdurmak için üfürükçülerin kapılarını aşındırmadan, yeni doğacak olan yiğenim tüm eşyalarım ve kıyafetlerime ortak olacak yaşa gelmeden ve babamın “tamam kızım istediğin adamla evlenebilirsin” diyeceği kadar benden ümit kesmeden karşıma çıksan iyi edersin. yoksa senin bu rötarlı halin bende yavaş yavaş alerji yapmaya başladı bilesin…

bir an önce beyaz kawasakine binip beni bulman ümidiyle. (tamam beyaz kawasaki olmak zorunda değil beyaz takım elbise giysende olur. kawasakiyi sonra hallederiz, dert etme sen onu )

Not: resimdeki Koreli artizler seni yanıltmasın, onlar örnek misal. afrikalı da olsan no problem for me adamım….

sevgilerimle ARYA

(DELİ KIZIN BOHÇASI)

 

 

 

Reklamlar

12 Yorum (+add yours?)

  1. svglgnlk
    Ağu 08, 2011 @ 19:27:42

    ayyy delim benim 😀 böyle bi adam var mıdır ki yaa 🙂 varsa beni de bulsun 🙂 benimkinin kawasakisi olmasına gerek yok herhangi beyaz bir şey giymesine de gerek yok gelsin artık yeter…
    cinnet

    Cevapla

  2. svglgnlk
    Ağu 08, 2011 @ 19:54:08

    aryam ya böyle siparişle oluyosa bzm adresede yolla bitane:):)ama ben beyaz KAWASAKİ değil siyah bir porcshe isterim biline:):):):)seidou
    ve evet yazına bayıldım tabiki:)

    Cevapla

  3. svglgnlk
    Ağu 08, 2011 @ 21:17:19

    Allah’ım arya’nın duasına tekrr ^^ : Allah’ım şu doyumsuzların yanında sadece benim isteğimi görüyorsun dmi ^^ Sadece Jae ❤ 😄

    ~minjae

    Cevapla

  4. makinosev
    Ağu 10, 2011 @ 18:17:56

    Allah hepinizin iyiliğini versin 😀 ben böyle gerçekçi! ve ısrarcı! bir dua okumadım. Kesin yerine ulaşmıştır 😀
    Upss böyle giriş yapmamalıydım, öncelikle merhaba hepinize 😀 yeni nesil beyaz atlı prensinize bayıldım. Ben de istiyorum desem çok şaşırmasınız değil mi 🙂

    Cevapla

  5. Merve Altop
    Ağu 13, 2011 @ 03:41:28

    manyaaaaaaakkkkkkkkk ahhhhhhhhh nerde o bıze gelecek adam ya hayalımde hep gelıyo ama gözümü açıcca kayboluyo gaybana ya:)o yuzden bende buradakı korelılere asılıyorum onlarda pek anlam veremedıklerı için hareketlerıme byyy deyıp kaçıyolar :)sonuç ..
    sonuç yok:)

    Cevapla

    • svglgnlk
      Ağu 13, 2011 @ 04:49:40

      ahhh ahh.. o koreliler bizim hareketlerimize anlam vermeye başladıklarında çoookkk geç olacak haberleri yok 😀 hepimizin ortak duası sanırım hayal aleminden bizi kurtaracak bir beyaz kawasakili 😀 (deli kız-arya)

      Cevapla

  6. deli kızın annesi
    Ağu 15, 2011 @ 23:43:21

    okurken bir eğlendim bir eğlendim. yani canım kızım sen bu adamı bulursan sakın kaçırma aman diyim sana, atla sırtına yapış saçlarına sakın bırakma ama tabi bulabilirsen böyle bir adam. durduk yere seni seviyorum diye bağıracakmış öyle bağıracağına gelsin de perdeyi takmana yardım etsin daha çok işe yarar emin ol. hıh ikinizde takar gezersiniz o kulaklıkları artık bu tarafta biz ölsek haberiniz olmaz. hatta birbirinizden bile haberiniz olmaz. yani o kulaklıklı resimlerdeki şapkalılar ne öyle arya yakışıklı diye mi koydun. lütfen bana sadece kulaklıklar için koyduğunu söyle. öyle bi damat getirirsen senin bu kriterlerine uysa bile kopenhag kriterlerine uymayacağı için almayacağız ailemize haberin olsun. dip notta afrikalıda kabulüm demişsin ama adamın hatrı için bari bi tane de afrikalı resmi koysaydın hep çekik hep çekik. annecim evimizin birleşmiş milletlere dönmemesi için rica ediyorum bir türk bul yoksa ben seni türklükten atacam. öptüm hepinizi kızlarım

    Cevapla

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: